Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç
parça çiğ patates atın. Fazla tuzu çekecektir.
Patates pişirirken, pişirme suyuna bir kaşık sirke
koyun. Hem rengi sapsarı kalır, hem daha lezzetli olur.
Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya
daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır
gezdirin.
Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi
su dolu bir tasın içinde soyun.
Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta
sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda
zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa
çırparak yedirin.
Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve
haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer
sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
Pilavınızı tekrar ısıtırken, bir kabın içinde ateşe su
koyup kaynayınca tencerenizi içine oturtursanız pilavınız
taneli kalır ve tazeliğini muhafaza eder.
Çatlamış bir yumurtayı haşlamak için, çatlak yerine bir
dilim limon sürünüz, yumurtayı bir kaşığın içine koyarak
sıcak suya ( kaynar değil ) batırınız. Su kaynamaya
başladıktan 10 dakika sonra olacaktır.
Haşladığınız ıspanağın suyuyla mayonezinizi kolaylıkla
boyayabilirsiniz, değişik bir garnitür olur.
Sosisleri çatlamadan kızartmak için daha evvel bir kaç
yerinden bir iğne ile deliniz.
Salatanızın lezzetli olmasını isterseniz, evvela sirkeyi
veya limonu tuzla karıştırıp dökmeli sonra zeytinyağını
ilave etmelisiniz.
Gravyer veya kaşar peynirinizin fırında lif lif
uzamasını sağlamak için, büyük delikli rende kullanınız.
Et suyu pişerken ateşin durumu çok önemlidir. Suyunu
alacağınız eti önce çok kuvvetli ateşte iki taşım kaynatıp
köpüğünü almalı, sonra hafif ateşte kaynamaya bırakın. Bu
süre içinde etin tadının ve lezzetinin tencerenin içinde
kalıp sinmesi için, mümkünse kapağın kenarını hamurla
sıvamalıdır.
Ayva reçeli yaparken eğer ayvanın yumuşak ve suyunun
pelte gibi olmasını isterseniz, kaynayan şeker, suyunu iyice
çekmeden ayvalar içine atılmalıdır. Yahut ayvaları evvelce
pişirip yumuşadıktan sonra şekerini katmalı, hafif ateşte
iki saat pişirmelidir. O zaman rengi güzel olacaktır.
Benmari usulü bir yemek pişirirken en önemlisi bu işe
uygun bir tencere kullanmanız. Aksi halde pişim çok uzun
sürer. Derin tencerelerden kaçınmalısınız. Su dolu kabın
dibine küçük bir tabak koymayı deneyin. Böylece hararetli
bir pişime engel olabilirsiniz.
Bezelyeleri ayıkladıktan sonra imkanınız varsa hemen
pişirin. Çünkü araya başka bir iş girer de pişiremezseniz,
bezelyeler kuruyup sertleşebilir. Bu bezelyeleri bir gün
kadar soğuk su içinde bekletirseniz, yeniden dirildiklerini
görürsünüz.
Hazırlanacak etleri pişirmeden bir saat önce
buzdolabından çıkarın. Böylece daha yumuşak ve leziz
olacaklardır.
Tavada pişireceğiniz ciğerin yumuşak olması için,
kızartma ununa bir tatlı kaşığı kadar karbonat ilave
edebilirsiniz.
Çorbanın tuzunu fazla koyduysanız hemen içine irice
dilimlenmiş bir kaç patates atın. Bir miktar pişirdikten
sonra patatesleri çıkarın. Fazla tuzun gittiğini
farkedeceksiniz. Bu yöntem her sulu yemek için geçerlidir.
Kızartma yaparken tavadaki yağın çatlayıp patlaması
haklı olarak ürkütür. Ama içine bir tutam kadar tuz
atarsanız, yağın patlamasını önlemiş olursunuz.
Dolmanıza yeni bir tat katmak için, içine kızarmış ya da
ufalanmış kestane katmayı deneyebilirsiniz.
Fasulyeyi önce haşlayıp, daha sonra kılçıklarını almakta
fayda vardır. Böylece vitaminleri de gitmemiş olcaktır.
Bazen fırında pişirdikleriniz kurur, kavrulur,
sertleşir. Bunu önlemek için, fırının içine, bir bardak
kadar su koyun. Göreceksiniz, pişirdikleriniz çabucak
kavrulup kurumayacaktır.
Açtığınız hamurun hafif olması için bir miktar maden
suyu katabilirsiniz.
Izgarada et pişirirken, etin bir yüzü biraz sararıp da
su salıverdiği zaman fazla bekletmeden çevirin. İkinci yüzü
bildiğiniz gibi pişirin, sonra yine çevirin. Yani bir yüzü
iki, öteki yüzü bir kez pişirin. Etiniz daha yumuşak
olacaktır.
Balığın çıtır çıtır kızarması için, önce biraz sütün
içine batırın. Sonra unlayın tavaya atın.
Evde yapılan marmelatların içine birkaç tane çekirdeksiz
kuru üzüm atılırsa, daha canlı bir renk kazanır.
Pancarı haşlarken içine saplarını da koyarsanız, rengi
daha kırmızı olur. Hatta bir kaşığı da sirke dökün.
Pişireceğiniz pilavın tane tane ve beyaz olması için
tencereye incecik bir dilim limon koyun.
Pizzanızın daha yumuşak olması için hamura sade unun
yanı sıra, patates nişastası da katmayı deneyin.
Pudingin ununu az koyduğunuz için yumuşak olduysa en
iyisi yeniden un katmak yerine bir kaşıkla krema haline
gelene kadar iyice hazırlamaktır.
Reçel yaparken kaynarken karıştırmak gerekirse, muhakkak
tahta kaşıkla karıştırılmalıdır.
Kaynak: bigglook.com
Yemek kaplarının temizliğiyle ilgili pratik
bilgiler
Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu
temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke
kaynatın.
Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç
tuz ile sirke koyup çalkalayınız, tertemiz
olacaktır.
Bakır kaplarınızı parlatmak için bir bezi sirke
ile hafifçe ıslatıp, bakırı ovun.
Yağlı şişeleri temizlemek için önce yıkamak
gerekir. Sonra durulanan şişenin içine sodalı su
koyarak sallamaya başlanır. Beş dakika kadar
sallanan şişe çalkalanıp bu sefer içine kahve
telvesi ilave edilir. Bir sürede bu şekilde sallanan
şişe kısa zaman sonra yağlardan tamamen temizlenmiş
duruma gelecektir.
Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için
kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.
Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla
bulaşıklarınızın daha kolay ve güzel yıkandığını
göreceksiniz.
Paslanmaz çelikten tencereler zamanla
parlakligini kaybedebilir. Biraz sirkeyi atese koyup
isitin. Sonra yumusak bir bezi bu ilik sirkeye
batirarak iyice ovun. Ama sonra da iyice durulayin.
Bir fanila parçasiyla parlatirsaniz, çelik
tencereniz piril piril olur.
Kristallerin isil isil parlamasi için,
yikadiktan sonra durulama sirasinda sirkeli suya
batirin. Göreceksiniz bardaklariniz, kadehleriniz
piril piril olacaktir.
Sebzelerinizi tuzlu suda yikamayi aliskanlik
haline getirin. Tuzlu su, sebzeleri daha etkili ve
çabuk temizler.
Parlakligini yitirmis bir sürahiye eski halini
kazandirmak için yarisina kadar yirtilmis gazete
kagidi doldurun, üçte birine de sicak su doldurup
sıkı sıkı sallayın.
Teflon tavalar, tencereler çok kullanilmaktan
ötürü zamanla sararir. Bunu önlemek için zaman
zaman, içine su biraz da çamasir suyu koyduktan
sonra atesin üstünde kaynatin. Indirince de önce
sicak, sonra da soguk suyla iyice durulayin.
Teflonunuzun sari rengi kaybolacaktir.
Pisirirken tencerenin dibi mi tuttu? Bir gece
tuzlu suda bekletin, tencere daha kolay
temizlenecektir
Kaynak: bigglook.com
Yemek kokularına karşı
Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak
için, evvelden haşladığınız patatesi
mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek
beş dakika kadar ovabilirsiniz.
Kaz, ördek ve av hayvanlarının eti ağır
kokulu olanların, bu kokularını gidermek
için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun
içinde bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi
olursa olsun fırında pişirmeden önce evvela
haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber,
arzu edilen baharatı karıştırıp, haşlanmış
etin etrafına sürmeli, en son olarak da
yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu
karışıma bulayıp, yağlanmış tepsiye koyup
fırına sürmelidir.
Uzunca bir süre kullanılmayan eski
çaydanlıklar, zamanla pek de hoş olmayan bir
koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı,
içine bir parça kesme şeker koymaktır.
Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar
süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem
de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.
Kereviz pişirirken kokusunu almak için
içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu,
kerevizin kokusunu alacaktır.
Lahananın pişerken pek de hoş olmayan
bir kokusu vardır. Bunu önlemek için,
lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine,
biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe
karışmaması için, ekmek içlerini küçük,
temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp
atmanız da size büyük kolaylık
sağlayacaktır.
Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak
için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe
nemlendirdikten sonra iyice ovalayın.
Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak
kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz.
Hatta soğan ve balık kokusunun da.
Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan,
bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık
kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine
bolca kahve telvesi atın. Telve balık
kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi
bolca suyla durulayın.
Kaynak:
bigglook.com
Yemekle ilgili faydalı bilgiler
Elma
sirkesinin faydaları
Fırındaki yağ lekeleri için
Yaklaşık 2 litre suyun içine 1
kahve fincanı 'elma sirkesi' ilave
edin ve bir bez yardımıyla fırındaki
yağ lekelerini ovun. Göreceksiniz
hem lekeleri yok edecek hem de
yeniden lekelerin oluşmasını
önleyecektir.
Tıkalı duşlarınız için
Tıkalı duşlarınızı elma
sirkesi ve bir miktar su ilave
edilmiş bir kapta bekletebilirsiniz.
Yabancı otlar için
Bahçenizdeki parke taşlarının
çevresinde otların oluşmasını
istemiyorsanız parkenin çevresine
'elma sirkesi' dökünüz.
Pırıl
pırıl bardaklar
Daha parlak bardaklar için 3
litre durulama suyuna yarım fincan
'elma sirkesi' ilave edin. Daha
parlak görünecektir. Aynı işlemi
camlarınıza da uygulayabilirsiniz.
Camlarınız daha pırıl olacaktır.
Lekelere çözüm Kahve
lekesi
Beyaz sabunu ılık suda
köpürtün. Lekeli bölgeyi bu suyla
yıkayıp durulayın.
Çikolata lekesi
Lekeyi sabunlu soğuk suyla
yıkayın ve gliserinli su ile silin.
Ter
lekesi
Koltuk altlarında oluşan
lekeyi beyaz şaraba batırılmış bezle
silin.
Meyve
lekesi
3 çay kaşığı karbonatı 1
fincan soğuk suda eriyinceye kadar
karıştırın ve lekeli bölgeye sürün.
Bira
lekesi
Sabunlu suya biraz amonyak
ekleyip lekelerin üzerine sürün.
Doğru
bildiğimiz yanlışlar Günde
15 gr çikolata yiyin.
Çikolatanın akne ve
sivilcelere yol açtığı bilinir.
Aksine, bu durum hormonal
dengesizlikten kaynaklanır.
Çikolata, içeriğindeki maddeler
nedeniyle cilde iyi geliyor.
Doktorlar günde 15 gr çikolatanın
yararlı olabileceğini belirtiyorlar.
Tereyağı bilinenin aksine zararlı
değil ölçülü tüketildiği takdirde
yararlıdır.
Yapılan araştırmalara göre
tereyağındaki yağ asitleri kansere
karşı etkili. Uzmanlar günde 10 gram
tereyağının çiğ olarak yenilmesini
öneriyorlar.
Makarna şişmanlatır.
50 gr makarna 162 kalori
içeriyor. Makarna pişerken su çekip
şişiyor. Böylece daha çabuk
doyuruyor.
Diğer
faydalı bilgiler Pasta
keserken
Ekmek ve pasta kesmeden önce
bıçağı kaynar suda tutun, böylece
ufalamadan kesebilirsiniz.
Tavuk
pişirirken
Tavuğu pişirmeden önce 1 tatlı
kaşığı tozşekerle ovun ve bir süre
beklettikten sonra pişirin.
Bayat
ekmekler için
Bayat ekmekler için; ekmeği
ince ince dilimleyip üzerine sütü
gezdirin ve kızgın yağda kızartın.
Servis tabağına ekmek dilimlerini
alıp üzerine dilimlenmiş domates ve
rendelenmiş peynir serpiştirip sıcak
olarak servis yapın.
Tereyağını kızartırken
Tereyağını kızartırken; içine
bir damla zeytinyağı eklerseniz
tereyağının yanmasını önlemiş
olursunuz.
Şişe
temizliği
Zeytinyağı bitince şişenin
dibinde kalın bir yağ tabakası
oluşur. Bunu temizlemek ve şişenin
içini yağdan arındırmak sanıldığı
kadar zor değil. 3 çorba kaşığı iri
tuz ve yarım su bardağı sirkeyi
karıştırın. Şişenin içine döküp 24
saat bekletin. Şişeyi ters çevirip
sallayarak içindeki artıkların
dökülmesini sağlayın. Şişeyi
deterjanlı sıcak suyla yıkayıp
durulayın. Şişenizin pırıl pırıl
olduğunu göreceksiniz.
Biftek, pirzola gibi etlere farklı
bir tat katmak için
Pişirmeden önce 1 kahve
fincanı süt, 1 kahve fincanı soğan
suyu ve 1 kahve fincanı zeytinyağı
karışımında marine edin. Üzerini
aliminyum folyo ile kapatıp 3-4 saat
buzdolabında bekletin.
Etin
yumuşak olmasını istiyorsanız
Etin yumuşacık olmasını
istiyorsanız, eti pişirmeden önce
limon suyuna bulayıp bekletin.
Birkaç damla limon suyu ile et daha
yumuşak ve lezzetli olur. Daha çabuk
pişer. Bir diğer yol ise eti
yoğurtla marine etmek.
Kalamarın lezzetini arttırmak için
ve...
Kalamarın lezzetini arttırmak
ve yumuşacık olmasını sağlamak için
kızartmadan önce süte
batırın.Kalamarı biraz şekerle
ovarsanız daha da lezzetli olur.
Evde
yoğurt yaparken
Evde yoğurt yaparken sütü
kaynattıktan sonra tahta bir kaşıkla
5-10 dakika sürekli karıştırarak
pişirin. Kaşığı aşağıdan yukarı
doğru hareket ettirerek
karıştırırsanız yoğurt daha lezzetli
olur.
Hemoroid
Ağrılı hemoroid sorununa çayla
çözüm bulabilirsiniz.
Çayı demleyip küçük bir kaseye dökün
ve soğumaya bırakın. Bir tülbenti
çayda ıslatıp sıkın ve ağrılı
bölgeye yerleştirip 3 dakika
bekletin. Çay ayrıca yanma ve
kaşıntıya karşı da oldukça etkili
bir ilaç.
Ses
kısıklığı
Soğuk ve kirli hava, boğaz
ağrıları ve ses kısıklığı gibi
sorunlara yol açıyor. Sesiniz
kısıldıysa hemen ilaçlara
başvurmayın. Kahvaltıda 1 bardak
taze havuç suyu için. Bunu
alışkanlık haline getirip birkaç gün
tekrarlayın. Sesiniz kısa sürede
düzelecektir.
Limon
lekesine amonyaklı su
Mutfak tezgâhınız mermer ise;
kola, sirke, kesilmiş limon,
portakal ya da soğan gibi asit
içeren her şeyi tezgâhtan uzak
tutmalısınız. İnatçı lekeler varsa
amonyaklı suyla silip durulayın.
Yemeğin Lezzeti İçin
Soğanı doğrayıp yağda
kavururken çay kaşığı toz şeker
ilave edin. Yemek piştikten sonra
lezzetini siz de fark edeceksiniz.
Donmuş çikolata ve tereyağı
Tereyağını yumuşatmak için
mikrodalga fırının defrost ayarında
1 dakika bekletin. Tereyağının hemen
ekmek üzerine sürülebilecek kıvama
geldiğini göreceksiniz. Ayrıca pasta
veya soslarda kullanacağınız donmuş
çikolatayı da tavada ve kısık ateşte
ya da benmari usulü eritmek yerine
yine mikrodalga fırını kullanarak
eritebilirsiniz.
Kaynak:
lezzet.com.tr
Pilav pişirmenin püf noktaları
Pilavın lezzetini artırmak için
pirinci önce yağ ile biraz kavurmayı
deneyin. Pilavın pişme suyuna
eklenen sıvı yağ da pirinçlerin
yapışmasını engeller ve pilavın tane
tane olmasını sağlar.
Eğer sade pilav
pişiriyorsanız, pişme suyuna
ekleyeceğiniz 1-2 çay kaşığı limon
suyu, pilavın rengini daha beyaz
yapacaktır.
Pilavın pişip pişmediğini
pirinç tanesini ancak tadarak
anlayabilirsiniz. Taze, yenilebilir
yumuşaklıkta ama dişe gelir
sertlikte olmalıdır.
Eğer tarifte verilen pişme
süresi tamamlandığında pirinçler
hala fazla sertse ve pilav suyunu
çekmişse, 1/4 ölçü sıcak su ilave
edin. Pirinçler bu suyu çekinceye
kadar pişirin.
Pişirmede karşılaşabileceğiniz
diğer bir problem ise pilavın pişmiş
ama lapalaşmış olmasıdır. Bunun da
kolayı var. Pilavı çok kısık ateşte
bir çatalla havalandırarak, suyunu
tamamen çekinceye kadar karıştırın.
Bir ya da iki gün önceden
pişirdiğiniz pilavı tekrar ısıtıp
yiyecekseniz, ilk günkü gibi tane
tane olması için kısık ateşte, 1-2
yemek kaşığı su ekleyerek,
karıştırmadan ısıtın. Karıştırmak,
pirinç tanelerini kıracağı için
tencereyi arada bir sallayarak
pilavı alt-üst etmeniz yeterli
olacaktır.
Pilavı pişirirken asla
karıştırmayın. Çünkü sudaki pirinci
karıştırmak nişastanın açığa
çıkmasına ve tanelerin birbirine
yapışmasına yol açar.
Son olarak artan pilavlarınızı
çorbalarda ve sulu yemeklerde
kullanabileceğinizi hatırlatmak
istiyoruz. Ancak pirinçleri,
pişirdiğiniz yemeğe son anda ilave
etmeyi unutmayın. Aksi halde zaten
pişmiş olan pirinç yumuşar ve
dağılarak görüntüyü etkiler.
YEŞİL
PİLAV Hazırlama süresi 30 dakika
8 kişilik
Malzemeler: 4 adet taze soğan
2 yemek kaşığı tereyağı
1/2 demet maydanoz
1 demet dereotu
875 ml. tavuk suyu
400 gram uzun taneli pirinç
tuz
Hazırlanışı: Pirinci ayıklayıp sıcak suda
1 saat ıslatın.
Maydanoz, dereotu ve taze soğanları
ayıklayıp yıkayın ve ince ince
kıyın.
Tereyağını eritin. Taze soğanı katıp
yumuşayana kadar kavurun.
Daha sonra maydanoz ve dereotunu
katıp 2 dakika çevirin ve içine
tavuk suyunu katın.
Pirinci yıkayıp süzün. Kaynamakta
olan sebzeli suya katın. Kısık
ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
NOHUTLU
PİLAV Hazırlama süresi 20 dakika
16 kişilik
Malzemeler: 1.5 su bardağı nohut
1.5 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı tereyağı
2.5 su bardağı tavuk suyu
tuz
Hazırlanışı: Nohutu bir gece önceden
ayıklayıp ıslatın. Ertesi gün tuzlu
suda 30 dakika haşlayıp suyunu
süzün. Pirinci ayıklayıp yıkayın.
Bir tencerede tereyağını eritip
pirinci kavurun. Üzerine tavuk
suyunu katın ve tuzla tatlandırın.
Pilavı 15 dakika pişirip üzerine
nohutları ekleyin. 5 dakika sonra
ateşten alın. Ağzı kapalı olarak 20
dakika dinlendirin ve servis...
Kaynak:
mutfakrehberi.com.tr
Mutfakta başarı için ipuçları
Gözyaşları
Zencefili doğrarken
gözyaşlarını önlemek için önce iri
parçalara ayırıp mutfak robotunda
püre haline getirebilir veya
dondurulmuş olanları elde
rendeleyebilirsiniz. Rendelediğiniz
zencefilleri uçucu yağlarının
kaybolmaması için hemen kullanmanız
gerektiğini unutmayın.
Biberlerin zarlarının soyulması Çiğnenmesi zor olan
zarları atıldığında biberler daha
lezzetli olurlar. Kabukları özel bir
soyucuyla alabileceğiniz gibi, dörde
böldüğünüz biberleri ısıtılmış fırın
ızgarasında kabuklarının üzerinde
siyah benekler oluşuncaya kadar
bekleterek de soyabilirsiniz.
Renk
renk ve güzel Dolmalık biberler
olgunlaşmadan önce yeşildirler.
Olgunlaşanlar sarı, soluk sarı veya
kırmızı olurlar. Olgunlaşma ise
yalnızca dalında iken olur. Olgun
kırmızı dolmalık biberler daha
hassas olduklarından yeşillere göre
daha fazla özen ister. Daha çabuk
bozulduklarından nakliyeleri de daha
zahmetli ve masraflıdır, dolayısıyla
daha pahalıya satılırlar.
Küçük
ve çekirdeksiz Üzümler gerek meyva
olarak tüketilirken, gerekse salata
ve tatlılarda kullanırken damak tadı
açısından küçük ve çekirdeksiz
olanları tercih etmek daha
mantıklıdır. Çekirdekli olan
türlerde de çekirdeği yemenin bir
sakıncası yoktur.
Kalın
zarlılar Üzümün kalın zarı diğer
tadların içine nüfuz etmesine engel
olur. Meyve salatası yaparken
üzümleri birkaç yerinden kürdanla
delip diğer malzemelere eklerseniz,
içlerine meyvaların aromalarının
daha iyi geçmesini
sağlayabilirsiniz.
Garnitür hazırlamanın incelikleri
Izgaraların yanında
servis yapacağınız garnitürleri hem
göz hem de damak zevkine hitap
edecek şekilde hazırlamak
istiyorsanız, önerilerimize bir göz
atın.
Patatesleri kabuklarını soyarak haşladıktan sonra halka halka
dilimleyin ve üzerlerine biraz sıvı
yağ gezdirip kekik ve tuz ekin. Daha
sonra fırınlayın.
Hazırladığınız salatanın içine
bir miktar haşlanmış makarna
eklediğinizde hem daha doyurucu, hem
de daha zengin bir görünüm elde
edeceğinizi unutmayın.
Ketçap, hardal, sarmısak,
mayonez ve bir miktar doğranmış
maydanozla ızgaranın yanında ikram
edilmek üzere nefis bir sos
hazırlamak mümkün.
Garnitürde kullandığınız
sebzeleri önce tereyağında çevirip
daha sonra çok az suyla haşlarsanız
hem lezzetli hem de diri bir görünüm
kazandıklarını göreceksiniz.
Yemeklerimde et suyu kullanıyorum
ama, et suyundaki yoğun yağdan bir
türlü kurtulamıyorum. Et suyundaki
yağı temizlemenin kolay bir yolu var
mı? Eğer zamanınız varsa,
en kolay yol, et suyunu buzdolabına
koyup yağın donarak üstte
toplanmasını sağlamaktır. Donan yağı
daha sonra yüzeyden rahatça
toplayabilirsiniz. Et suyu veya
çorbanın yağını almak için bir başka
yol da çorbanın içine bir iki buz
tanesi atmaktır. Çorbayı hafifçe
ısıtın, yağlar buz taneciklerine
yapışır. Yalnız buzları erimeye
başlamadan önce tencereden almayı
unutmayın.
Reçellerin şekerlenmesini önlemek
için ne yapabilirim? Reçellerin
şekerlenmesini önlemek için
kesinlikle buzdolabında saklamayın.
Serin ve karanlık bir yer reçel için
çok uygundur. Şekerlenmiş reçelleri
oda sıcaklığında bir gün bekleterek
tekrar eski halini almasını
sağlayabilirsiniz.
Jöleyi pişirdikten sonra kabından
çıkarmanın kolay bir yolu var mı? Jöleyi pişirmeden önce,
kalıbını soğuk suyla yıkayıp içine
sıvı yağ sürün. Böylece jöle
piştikten sonra kalıbından kolayca
çıkacaktır.
Etler
pişirdiğim zaman sertleşiyor,
yumuşatmak için ne yapabilirim? Sert etleri
yumuşatmanın en kolay yolu çiğken
sirke-zeytinyağı karışımıyla iyice
ovmaktır. Ovduktan sonra etleri bu
karışımda 2 saat bekletin. Çok sert
etleri ise karbonatla iyice ovup
birkaç saat beklettikten sonra
yıkayıp pişirebilirsiniz.
Balık
ayıklarken
Pullarını ayıklamadan önce
balıkları 5-10 dakika soğuk suda
bekletin. Daha sonra yıkayın ve bir
bıçak yardımıyla kuyruktan başa
doğru pulları kazıyın. Bir diğer yol
da pulu kazımak yerine balığın
derisini komple çıkarmaktır.
Eğer meyvalı ya da kuruyemişli
bir kek yapacaksanız, meyvalı
yemişleri kek hamuruna katmadan önce
çok az miktarda una bulayın. Böylece
malzemeniz kekin dibine çökmeyecek,
her tarafına eşit dağılacaktır.
Mutfak tezgahının üzerinde bir
parça yiyecek bıraktığınızda, hemen
karıncalar mı üşüşüyor? Karıncaların
yuvalarına giderken izledikleri yola
ince bir tabaka tuz dökmeyi deneyin.
Tuzdan surlarınızı geçemediklerini
göreceksiniz.
Hazır yufkayla yaptığınız
böreklerin çok kuru olmalarından mı
şikayetçisiniz? O zaman böreğinizi
hazırlamadan önce yufkaları az bir
süre sütte bekleterek
yumuşatabilirsiniz
Izgara
için terbiyeler Izgara yapacağınız etleri
yumuşatmak için, en önemli nokta,
onu yumuşatacak olan temel maddeleri
bilmektir. Bu temel maddeleri
öğrendikten sonra, içlerine kendi
damak tadınıza uygun çeşitli
baharatlar ekleyerek değişik soslar
hazırlayabilirsiniz.
maydanoz karışımını
kullanabilirsiniz. Hazırlayacağınız
soslarda et ve balıkların en az 3-4
saat hatta bir gece kalması
lezzetini artıracaktır.
Yemeğe
eklemek için acele etmeyin
Aceleye gelmeyenler
Meyva salatasının şekerini
koymak için acele etmeyin, aksi
halde meyvalar diriliklerini
kaybederler. Son dakikada
katacağınız şekeri suda eriterek
dökerseniz, çok daha iyi sonuç
alırsınız.
Balık buğulama, fasulye plaki,
kabak gibi yemeklerin dereotu ve
maydanozunu, yemek piştikten sonra
katın. Hem yeşilliklerin renkleri
bozulmaz. Hem de tatları.
Yemekleri pişirirken hemen
tuzunu ve şekerini katmayın. Çünkü
bu katkı maddeleri, yemeklerin
pişmelerini geciktirir.
Kokuların inatlarını kırın
Balık kokusu inatla ellerinizi
terk etmiyor mu? Hemen bir limonu
ikiye kesip ellerinizi onunla ovun.
Kokular daha fazla
direnemeyeceklerdir.
Balıklı kızartma tavası ve
tabaklarınızı sakın kaynar suyla
yıkamayın, çünkü kaynar su bütün
inatçı kokuların işbirlikçisidir!
Önce bir güzel soğuk sudan geçirin,
sonra dilediğiniz gibi
yıkayabilirsiniz. Yumurta kokusunun
da bardak ve tabaklarınız üzerindeki
inadını aynı şekilde kırabilirsiniz.
Evde lahana ya da karnabahar
pişerken etrafa yayılan kokuyu
hepimiz biliriz. Bunu önlemenin bir
çaresi var; tencereye birkaç dilim
ekmek koymak. Ekmeğin ufalanıp
dağılmasını önlemek için temiz bir
tülbent sarmanınızı öneririz.
Yayılan balık kokusunu gidermek
için ocakta birkaç dakika limon
yakın. Göreceksiniz kokudan eser
kalmayacak.
Mangalda pişirdiğiniz ete duman
kokusunun ve tadının sinmemesi için
iyice yıkadığınız bir elma ya da bir
parça limonun kabuğunu ateşe atın.
Ateşe atacağınız birkaç sap biberiye
de ete farklı bir tat katabilir. Ama
bu tadın ve kokunun çok baskın
olmaması için biberiyenin etin
pişirme süresinin sonuna doğru ateşe
atılması gerekir.
Patates
ve diğer kızartmaları yaparken
dikkat Aman
yağ sıçratmasın Kızartma yaparken
kızgın yağın çevreye sıçramasından
çok pratik bir yolla kendinizi
koruyabilirsiniz. Yağı kızdırmadan
önce tavanın içine bir miktar tuz
atarsanız, yağınız sıçramayacağı
için güvenle kızartma
yapabilirsiniz. Tuz yağın içindeki
sıçramaya neden olan nemi alacaktır
Kızartmanın sırrı
Patlıcanı yağda kızartmadan
önce, tuzlu suda 5-10 dakika
bekletin. Göreceksiniz ne
kararacaktır, nede fazla yağ
çekecektir.
Nar gibi kızarmış bir tavuk
için, pişmesine yakın üzerine tuzlu
su sürmeyi deneyin, sonucu
göreceksiniz.
Aklınızda bulunsun, herhangi bir
şeyi kızarttıktan sonra yağı ikinci
bir defa daha kullanmak
istiyorsanız, bu yağı ince bir
süzgeçten veya ince bir tülbentten
süzün.
Balıkların iyi kızarması için
önce yıkayıp kurulayın, sonra una
bulamadan önce süte batırın.
Patatesi kızartmanın püf noktaları
Patatesi kızartmanın da püf
noktası olur mu demeyin, çünkü var.
Örneğin neden sizin kızarttıklarınız
kıtır kıtır değil de yumuşacık
oluyor; ya da yapışıyor dersiniz?
Evet patates kızartırken iki şeye
dikkat etmelisiniz.
Birincisi soyup doğradıktan
sonra bol suyla çalkalayın ve kuru
bir bezle iyice kurulayın. Çünkü
kesik yerlerinde açığa çıkan
nişasta, tıpkı bir tutkal gibi
parçaları birbirine yapıştırır.
İkinci dikkat edeceğiniz şey,
onları yağdan çıkardıktan sonra
hemen tabağa alıp tuzlamak. Tuz
fazla yağı ve buharı emer.
Kızartmanın yumuşamadan
kıtırlaşmasını sağlar.
Yağın
kolay sindirilmesini sağlayan sebze
pişirme yöntemini hiç duydunuz mu?
Önce sebzeler az suda
ve hafif ateşte yağsız pişer. Pişme
tamamlanınca üzerine bir miktar yağ
konur. Yağın her tarafa dağılması
için tencere silkelenir, kapağı
kapatılır ve bir kaç dakika
bekletilir. Bu yöntemle pişen
sebzeler yağı emmediğinden hem
sindirimleri kolay olur, hem de daha
az yağ kullanmış olursunuz. Çeşni
vermek için yağı koyarken biraz da
maydanoz,dereotu, nane, fesleğen
gibi otlar katmaya ne dersiniz?
Mantarda lezzetin sırrı Mantarın kokusunu
kaybetmemesi için çok az suda ve
çabuk pişirmelisiniz. Yani harlı
ateşte kısa sürede. Bol suda uzun
süre kaynayan mantar sert ve
lezzetsiz olur. Nefis bir şiş
yapacaksınız, etlerin arasına mantar
da dizin. ama mantarlar şişe
geçirilirken parçalanabilir
unutmayın. tabii bunu önlemenin de
çok basit bir yolu var; mantarları
önceden kaynar suda bekletmek!
Bu
tavuk başka tavuk
Haşlayacağınız tavuğun içine 1
diş sarmısağı soymadan atıverin.
Sizin tavuğunuzun lezzeti
herkesinkinden farklı olacaktır.
Tavuğu fırından çıkardınız. eğer
hemen yenmeyecekse fırından çıktığı
anda folyo kağıdına sıkıca sarın. Bu
da yumuşacık kalması için bir hile.
Fırına konacak tavuğun tepsisi,
tavuk büyüklüğünde olmalı. Daha
büyük bir tepside, eriyen yağlar boş
kalan kısımlara akıp yanar.
Fırında tavuğun beyaz göğüs
etinin kurumaması için butları
birbiri üzerine çapraz koyun. Ancak
pişme süresi yarılanınca sırt üstü
yatırın.
Tavuk alırken nasıl
pişireceğinizi önceden planlayın.
Fırında pişecek tavuk yağlı olursa
kurumaz. Ama tencerede
pişireceksiniz yağsız olmalı.
Dört kişiden fazlaysanız, bir
büyük yerine iki küçük tavuk alın.
Böylece herkese tavuğun "iyi yeri"
gelir.
Yemeklerde renk ve lezzet
Bazı et yemeklerinde şarap
kullanılması o yemeğe lezzet katar.
Ama eğer şarap kullanmak
istemezseniz, yarım bardak suya üç
çay kaşığı sirkeyle birlikte, yarım
çay kaşığı da şeker katarsanız, aynı
işi görecektir.
Havucu kaynar suda haşladıktan
sonra onları hemen soğuk suyun içine
atacak olursanız, renklerini
kaybetmelerinin önüne geçmiş
olursunuz.
Pişirdiğiniz ciğerin daha
lezzetli olmasını istersiniz
kuşkusuz. Ciğeri pişirmeden yarım
saat kadar önce sütün içinde bir
süre bırakın. Bu şekilde tadı daha
çok hoşunuza gidecektir.
Sosisleri su kaynarken değil de
soğukken koyun kabın içine. Bundan
başka çok az olmak şartıyla süt de
ekleyin ve çok harlı ateşte
pişirmeyin. Bu şekilde çatlamalarını
önlemiş ve de daha lezzetli
olmalarını sağlamış olursunuz.
Soslar,
mayonez Sıcak
soslar
Hazırladığınız sosu, yemeğin
yanında değil de ayrı bir kapta
servis yapacaksanız ve soğumamasını
istiyorsanız, sos kasesini masaya
getirene kadar, kaynar su dolu daha
büyük bir kabın içinde bekletin.
Böylece hem sosunuz sıcak kalmış
olur; hem de lezzetinden hiçbir şey
kaybetmezsiniz Sos veya kremanın
kıvamını korumak için
Hazırladığınız sosun veya
kremanın tam kıvamında olması için
kullanılan kaşığın önemi büyüktür.
Sos hazırlarken mutlaka tahta kaşık
tercih edilmelidir. Madeni kaşıklar
çabuk ısındığından kremaya
sıcaklığını geçirip kıvamını
bozabilir.
Mayonez Evde mayonez yaparken
zeytinyağı yerine susam yağını
tercih edin. Mayonezin bozulmadığına
tanık olacaksınız. Mayonez yaparken
başarısızlığa uğramamak için, yağ ve
yumurtanın aynı ısıda, oda
sıcaklığında olması gerekir.
Kaynak:
mutfakrehberi.com.tr
Balık nasıl temizlenir?
Pulsuz ve küçük balıklar
Pulsuz ve küçük boydaki
balıkları temizlerken bıçağa gerek
yoktur. Balığı sol avucunuzun içine
alıp sağ elinizin işaret ve baş
parmağı vasıtasıyla balığın kafasını
kopararak ve sonra baş parmağınızı
karnına sokup yararak
temizleyebilirsiniz. Ardından bol
suyla iyice yıkamanız gerekir.
Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz
gibi, pişireceğiniz yemeğe veya
kendi arzunuza bağlı olarak fileto
da çıkarabilkirsiniz. Bu işlem için
karnını yardığınız parmağınızı hiç
çıkarmadan kuyruğa kadar yürütmek ve
sonra kılçığı ileri geri hafifce
oynatıp yumuşak hareketlerle
yerinden çıkarmak gerekir. Bu
balıklar küçük olduğu için
filetoları genelde birbirinden
ayırmaya gerek yoktur. Filetoları
açık veya kapanmış olarak
kullanabilirsiniz. Bunun istisnaları
ile filetonun ne şekilde
kullanılacağı yemek tariflerinde
belirtilmiştir. Sardalya pullu balık
olmakla birlikte yine aynı yöntemle
ayıklanır. Ancak ayıklamadan önce
parmaklarınızla pullarını
kazıyabilirsiniz. Bu işlem için
bıçak kullanmaya gerek yoktur, çünkü
pullar iri ve yumuşak olduğu için
parmak temasıyla yerlerinden
ayrılırlar.
Orta büyüklükte ve pulsuz
balıklar Uskumru, kolyos, istavrit,
çinekop gibi orta büyüklükte ve
pulsuz balıklar ise bıçak yardımıyla
temizlenmelidir. Anüs üzerine
bıçakla küçük bir kesik attktan
sonra balığın karnı yarılarak iç
organları dışarı çıkarılarak karnı
temizlenir. Bu arada solungaçlarının
da koparılarak çıkarılması
gereklidir. Temizlenmiş balığın içi
ve başı bol su ile iyice yıkanmalı
ve karın çevresindeki siyah zarlar
ile kan pıhtıları bıçak ucuyla iyice
temizlenmelidir.
Palamut, torik gibi balıkların
karnını tamamen yarmak gerekmez.
Anüsün üzerine atacağınız derince
bir bıçak kesiğiyle bağırsakların
vücuttan ayrılması sağlanır. Karın
az yarılarak bıçak ucuyla iç
organların tamamı dışarı alınır.
Palamut ve torik gibi balıkları iki
şekilde doğrayabilirsiniz;
dilimlemek veya fileto çıkarmak.
Eğer tava veya yahni yapacaksanız
balığı 1 parmak (2 ila 2.5 santim)
kalınlığında dilimler halinde
kesebilirsiniz. Fırın balık için
fileto çıkarılması daha iyi olur.
Fileto çıkarmak için balığın kuyruk
kısmından başlayıp kılçık
paralelinde balığı ikiye ayırmak
gerekir. Palamut ve toriğin baş
kısmında fazla bir şey olmadığından
kuyruğu ile birlikte kesip
atabilirsiniz. Eğer bu balıklardan
lakerda yapacaksanız dilimlerin
kalınlığı iki misli yani asgari 4
santim olmalıdır. Lakerda için balık
temizlenmesi özel itina ve işlem
gerektirir, bunun için ilgili bahise
bakmanız tavsiye olunur.
Çingene palamutu, uskumru ve
kolyoz gibi balıklar yeterince büyük
olmadıklarından dilimleme veya
filetolama yapılmaz. Ancak çingene
palamutları karnı tamamen yarılarak,
sırt derisi kesilmeksizin iki yana
açılabilir.
Pullu balıklar Pullu balıkların ise önce
pullarının kazınması gerekir. Bu
işlem için balığı yatırıp
kuyruğundan tutarak bıçağı her iki
yanına birkaç defa sürtmek gerekir.
Balığın derisinin ve etlerinin
zedelenmemesi, balığın kesilmemesi
için bıçağı dik tutmak gerekir. İç
organlarının temizlenmesi aynen
palamutta olduğu gibidir. Balık
büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre
bütün bırakılır veya fileto
çıkarılır. Pilaki yapılması
düşünülüyorsa kalın dilimlere
bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne
göre, kofana ise mutlaka fileto
yapılmalıdır. Sarı kanat ise lüferin
küçüğü olduğundan iki tarafı boyunca
bıçakla çizilerek bütün bırakılır.
Çinekopu ise çizmeye dahi gerek
yoktur.
Lüfer, çinekop, sarıkanat,
kofana, levrek, çipura ve özellikle
çorbaya uygun kırlangıç, öksüz,
adabeyi ve iskorpit gibi balıkların
kafaları koparılmaz. Özellikle ilk
gruptaki balıkların yanak ve
beyinleri çok lezzetlidir.
Tulum çıkarma Bazı pullu veya pulsuz
balıkların derisi oldukça kalındır.
Örneğin sinarit veya dil balığı
gibi. Bu balıkların derisini komple
çıkarabilirsiniz. Bu işleme tulum
çıkartma denir. Bu durumda
bıçağınızın ucunu kuyruk kısmından
derinin altına sokup biraz ayırmak
ve sonra oradan tutup yavaş yavaş
yukarı doğru çekmek gerekir.
Gerekirse arada bıçağınızla tulum
çıkartmaya yardım edebilirsiniz. Bu
işlemlerden sonra bolca akan kan
temizlenmelidir.
Pullu balıkların
temizlenmesinde pullar etrafa
saçılır ve eğer bu işlemi
mutfağınızda yapıyorsanız etrafı
batırır. Bu nedenle balıkçıda
temizletmeyi tercih etmeniz
önerilir.
Kaynak: maksimum.com
Hangi yiyecek nasıl saklanmalı?
Hangi
yiyecek nasıl saklanır?
Et, kümes hayvanları, balık ve
kabuklu deniz canlıları orijinal
paketlerinde veya sıkıca havası
alınmış paketlerde saklanmalı.. Uzun
süre saklanan bu tür gıdalar
buzluktan çıkarıldıktan sonra
buzdolabında 24 saat bekletildikten
sonra yenilmeli.. Yumurtaları
kırılma ve bozulmaya karşı korumak
için karton kutuda buzdolabında
saklayın. Yumurtaları yıkamayın,
sudan geçirmeyin. kabukları koruyan
minerak dokunun kaybolmasıne ve
bakterilerin yumurtanın içine
girmesine neden olabilirsiniz.
Yumurtalar satın aldıktan 3 veya 5
hafta arasında saklanabilir. Son
kullanma tarihine bakarak aldığınız
yumurtaları güvenle yiyebilirsiniz.
Süt, peynir, yoğurt, tereyağı gibi
süt ürünleri buzdolabında
saklanmalıdır. Bunları saklamadan
önce yıkamayın, ıslaklık mikrobik
üremeye neden olur. Avakado, armut,
muz ve domates gibi ürünler
buzdolabında saklanabilir ama en
iyisi oda sıcaklığında saklamak.
Bunun yanı sıra buzdolabında
saklamanız önerilen diğer ürünler;
patlıcan, soğan, sarımsak, patates
ve diğer kök bitkiler.
Salatalara dikkat! Mayonezli salatalar, vakit
kaybetmeden buzdolabının buzlu olan
kısımda alt bölümünde saklanarak
bakteri üretimi engellenmeli.. Bu
tür yiyecekleri 2 saatten fazla oda
sıcaklığında bırakmayın. Eğer oda
sıcaklığında daha uzun süre
bulundurmak istiyorsanız etrafını
buzla doldurun ve buzu bittikçe
yenileyin.
Yiyecekleri uygun pişirme Her yiyecek
mikroorganizmaların diğer noktalara
rahat erişimi sağlayacak özel iç
ısıya sahiptir. Bu nedenle farklı
ısılarda pişerler. Bu nedenle bir
yiyecek termometresi almayı
düşünebilirsiniz. Pişirmede güvenli
olduğu söylenen uluslararası minimum
pişirme sıcaklık dereceleri şöyle..
Kümes hayvanları: 73 °C
Kırmızı et: 71 °C
Biftek ve kıyma: 62,7 °C
Rosto: 62,7 °C
Balık: 62,7 °C
Yumurta: 71 °C
Çapraz bulaştırmalardan uzak
durun Evlerimiz
mikroorganizmaların gelişimi için
ideal yerlerden biridir. Çapraz
bulaştırmada ellerimizle bir
objedeki bakteriyi diğer bir objeye
taşırız. Bu nedenle yemekleri
hazırlamadan önce ellerinizi iyice
yıkadığınızdan emin olun. Pişirilmiş
ve pişirilmemiş yiyeceklerin
tabaklarını ayırın. Örneğin tahta
üzerinde domates kestikten sonra
yıkamadan tavuk göğsünü de burada
keserseniz burada çapraz bulaştırma
riski söz konusu olabilir. Ayrıca,
sebzeleri elledikten sonra patates
doğramaya başlamayın. Ellerinizi
yıkadıktan sonra hazırlamaya devam
edin. Et, sebze gibi yiyecekleri
hazırladıktan sonra kullandığınız
tüm mutfak araçlarını sabunlayın.
Yemek hazırlamadan önce veya sofraya
oturmadan önce ellerinizi sık sık
yıkamayı alışkanlık edinin.
Kalan yemekleri uygun şekilde
saklayın Kalan yemekler normal
havalarda iki saat, aşırı sıcaklarda
bir saat içinde buzdolabına ceya
derin dondurucuya konulmalı. Diğer
taraftan film izlemeye giderken
artık yemeklerinizi arabada
bırakmayın, eve gelin ve dolabınıza
koyun.Kalan yemekleri buzdolabında
ne kadar saklayabilirsini? 4 gün
kadar saklayabilirsiniz ancak tadı
ve besleyici özelliği giderek
azalır.
Kalan yiyecekleri dolapta
tutabileceğiniz süreler;
Deniz ürünleri ve yumurta; En
fazla 2 gün
Pişmiş et veya kümes hayvanları:
En fazla 3-4 gün
Kalmış pizza: En fazla 3-4 gün
Kaynak: ivillage.mynet.com
Mutfakta işinizi kolaylaştıracak
bazı bilgiler
Kek
kalıptan nasıl çıkar?
Keki hiç bozmadan kalıptan
çıkarmak zor gibi görünür. Ancak
kolayı var! Keki fırından aldıktan
sonra, 15 dakika kadar ıslak bir
bezin üzerinde bekletin. Sonra
bıçağı kekin çevresinde dolaştırarak
kalıbı ters çevirip, keki çıkartın.
Tabii, keki pişirmeden önce kalıbını
yağlamayı unutmayın!
Kekin kalıba yapışmaması için
bir başka önerimiz daha var:
Hazırladığınız hamuru dökmeden önce
kalıbı sıcak suya batırıp
çıkarırsanız kek çok daha kolay
çıkar ve dilimlenir.
Başka bir önerimiz de kek
kalıbınızın içine hamurunuzu
dökmeden önce, ortasına bir şerit
alüminyum folyo koyun. Böylece
kekinizi pişirdikten sonra kolayca
çıkarabilirsinız.
Terbiye yöntemleri
Türk mutfağında etlerin geniş
bir kullanım alanı vardır. Bu
nedenle, hangi yöntemle pişirilirse
pişirilsin etin lezzetli olması
büyük önem taşır. Etin lezzetini
arttırmak için yapılan işlemlerden
biri de, marine (terbiye) etmektir.
Marine etme, etin taze ot ve
baharatlı bir sıvı (marinat) içinde
bekletilerek yumuşatılması ve
tatlandırılmasıdır.
İşte size kolayca
hazırlayabileceğiniz bir marinat:
Bir miktar soğanı (ör.1 kg. et için
3 orta boy soğan) çok küçük parçalar
halinde kestikten sonra bir
tülbentin içine koyun ve suyunu bir
kabın içine çıkartın. Aynı kabın
içine bir miktar zeytinyağıyla
birlikte kekik ve defne yaprağı
koyun. Eti bu karışımın içine
yatırın ve 24 saat bekletin.
Etinizin yumuşak ve lezzetli
olacağını göreceksiniz.
Etler ızgara yaptıktan sonra
bekleyecekse, saklama kabını önceden
ısıtıp, ağzını sıkıca kapatmak,
yiyeceklerinizin daha geç soğumasını
sağlayacaktır.
Börek bekletilince... Yapacağınız böreğin,
lezzetli olması ve kıvamında
pişmesini istiyorsanız, ateşe
koymadan önce birkaç saat bekletin.
Çoğu usta aşçının böreği pişirmeden
önce bir gece buzdolabında
beklettiğini unutmayın.
Patatesi saklamak için Büyük miktarda patatesiniz
var ise torbanın içerisine bir adet
elma koyun. 8 hafta boyunca
filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
Ayrıca patateslerinizi kuru ve serin
bir yerde saklayın.
Buz kalıpları
Buz kalıplarınızı su ile
doldurmadan önce bölmelere portakal,
limon ve dilediğiniz meyve
parçacıkları yerleştirirseniz
dekoratif buzlar elde etmiş
olursunuz.
Çok miktarda alkollü ve
alkolsüz kokteyller hazırladığınızda
onlardan bir miktarını buz kaplarına
yerleştirin. Kokteyllerin içerisine
bunları kullanın. Böylece sulanıp
tatlarını kaybetmeyeceklerdir.
Midyeleri temizlerken Midyeleri temizlemek
zordur, özellikle midyenin kumunu
dökmek için epey uğraşmak lazım.
Midyenin kumlarını daha kolay
dökebilmek için, genişçe bir kaba
midyeleri yerleştirin. Üzerlerine
bolca mısır unu serptikten sonra,
soğuk suyla doldurup üç saat kadar
bekletin. Böylece, siz hiç elinizi
değdirmeden midyeler mısır ununu
çekip kumlarını dökecektir.
Buzlukta yapışan kağıtlar Buzluktan çıkarılan kıyma,
et gibi yiyecekler genellikle
kağıdına yapışır. Bu sizin başınıza
da gelirse kağıda sarılı olan
kıymayı kısa bir süre soğuk suyun
altında tutun. Kağıt yırtılınca
kıymayı olduğu gibi bir naylon
torbaya koyun. Kıyma biraz ısınınca
kağıt çıkacaktır.
Muzu saklamak Muzu dolabınızda
saklarsanız çok kısa süre sonra
kararıp bozulduğunu görürsünüz.
Çünkü muz, 12 santigrat derece
altındaki ısıda kararmaya başlıyor.
En ideali, oda ısısında tutmak ve
fazla bekletmeden tüketmek.
Renk ve lezzet için bazı püf
noktaları
Bazı et yemeklerinde sirke ve
şeker kullanılması, o yemeğe lezzet
katar. Yarım bardak suya üç çay
kaşığı sirkeyle birlikte, yarım çay
kaşığı da şeker katarsanız, lezzeti
damaklarınızda hissedeceksiniz.
Havucu kaynar suda haşladıktan
sonra onları hemen soğuk suyun içine
atacak olursanız, renklerini
kaybetmelerinin önüne geçmiş
olursunuz.
Pişirdiğiniz ciğerin daha
lezzetli olmasını istersiniz,
kuşkusuz. Ciğeri pişirmeden yarım
saat kadar önce sütün içinde bir
süre bırakın. Bu şekilde tadı daha
çok hoşunuza gidecektir.
Sosisleri su kaynarken değil
de soğukken koyun kabın içine.
Bundan başka çok az olmak şartıyla
süt de ekleyin ve çok harlı ateşte
pişirmeyin. Bu şekilde çatlamalarını
önlemiş ve de daha lezzetli
olmalarını sağlamış olursunuz.
Kaynak: maksimum.com - İHA
Mutfak eşyalarının yerleşimiyle
ilgili öneriler
Genel bir kural olarak en zor
ulaşılan dolap ve rafları en az
kullanılan alet ve malzemelere
ayırmayı unutmayın.
SIK KULLANILANLAR EL ALTINDA
OLMALI! Sık sık kullandığınız
malzemeleri, mutfağınızda el
altında, yani kolayca
ulaşabileceğiniz yerlerde tutun.
Bunun dışında her zaman
kullanmadığınız, sadece ‘önemli
günler’de kullandığınız çok şık ve
özel servis takımları gibi
malzemeleri ise diplerde yer alan
dolaplara kaldırabilirsiniz.
Sık sık kullanılan tuz,
karabiber, şeker, sıvı yağ gibi
malzemeler için tezgahın üzerinde
bir etajer yaptırmak iyi bir fikir
olabilir. Konserve ve makarna gibi
ürünleri göz hizasında bir dolaba
kaldırırsanız, etiketlerini okumanız
kolay olur.
Mikser ve el blenderi gibi
birçok küçük ev aleti, diplere veya
yüksek bir yere kaldırıldıkları için
unutulur ve asla kullanılmazlar.
Eğer bu tür aletler için ‘her an
kullanılmaya hazır’ bir yeriniz
yoksa, satın almak gereksizdir.
TEMİZLİK ÜRÜNLERİ Öncelikle bu tür ürünler
çocuk ve yiyeceklerden uzakta
durmalıdır! Temizlik ürünlerinin
kokularının sinmemesi için bu tür
ürünleri yiyecek ve içeceklerden
uzak yerlere kaldırın. Özellikle de
çocukların ulaşamayacağı yüksek ve
mümkünse kilitli dolapları tercih
edin.
ÜST ÜSTE DİZMEKTEN KAÇININ! Çok yüksek tabak ve çanak
yığınlarına dikkat edin. Raf
eklemekten kaçınmayın. Her rafın
arasında 30 cm. bulunursa, yüksek
yığınları engellemiş olursunuz. Yer
kazanmak için; döner raflar, sepetli
veya tel dolaplar ideal olabilir.
MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK ŞEYİ
YUKARILARA KALDIRIN! Eğer küçük çocuklarınız
varsa, mümkün olduğunca çok alet ve
malzemeyi mutfağın yüksek
kısımlarına kaldırmanız akıllıca
olur. Ayrıca böylece devamlı
eğilerek sırt ve belinizi incitmemiş
olursunuz. Aynı şekilde set üstü
fırın veya mikrodalga fırınınızı
tezgahın üzerine koyup yer
kaybetmektense, kendinizin
belirlediği bir yükseklikte
yaptıracağınız rafın üzerine
yerleştirebilirsiniz. Böylece sıcak
tabakları fırından çıkarırken
oluşabilecek kazaları da önlemiş
olursunuz.
ÇOK YER KAPLAYAN ALETLER
ALÇAKTAKİ DOLAPLARA KONMALI! Yüksek dolaplara
kaldırdığınız malzeme ve aletlerin
tersine, çok yer kaplayan tepsi,
tava, fırın kapları gibi büyük ve
ağır aletleri alçaktaki dolaplara
kaldırmak daha kolaydır. Bu tür
malzemelere ek olarak yağ
bidonlarını, su şişelerini de alçak
dolaplara koyabilirsiniz.
Genel bir kural olarak en zor
ulaşılan dolap ve rafları en az
kullanılan alet ve malzemelere
ayırmayı unutmayın.
Kaynak: ntvmsnbc.com
Mutfakta hijyen için ipuçları
Yemek hazırlanırken temiz bir
mutfak önlüğü giyin.
Masanızı sildiğiniz bez ya da
süngerin temiz olmasına dikkat edin.
Yemek hazırlarken saçınızın
düşmesini önleyin; saçınızı örtün,
toplayın veya bir bant takın.
Yemek hazırlamaya geçmeden önce
ellerinizi yıkayın.
Tırnaklarınız ya kısa kesilmiş
olmalı, ya da fırçayla temizlenmiş
olmalı.
Tuvalet çıkışı ellerinizi
mutlaka sabunla ve hatta
dezenfektanlı sabunla yıkayın.
Evde herkesin kendi havlusu
olmasını sağlayın.
Bütün çabuk bozulabilir gıdaları
buzdolabında saklayın. Pişmiş
yemekler, çiğ et, tavuk, balık,
mezeler ve yoğurt çabuk bozulan
gıdalar arasında yer alır.
Mümkünse çiğ et ve pişmiş yemek
için kullandığınız bıçak farklı
olsun. Çiğ et, tavuk, balık ya da
sebze doğradıktan sonra kesme
tahtasını mutlaka deterjanlı suyla
yıkayın.
Kullanım öncesi bütün meyva ve
sebzeleri yıkayın.
Buzdolabına koyduğunuz gıdaları
ya kapalı kaplarda saklayın ya da
alüminyum veya şeffaf folyo ile
kapatın. Özellikle çiğ et ve
topraklı sebzelerin diğer gıdalara
değmesini önleyin.
Dondurulmuş gıdaları, çözmek
için ya bir gün önceden buzdolabına
çıkarın veya bu iş için tasarlanmış
fırınlar kullanın. Kesinlikle dış
ortam sıcaklığında bırakarak
çözdürmeyin.
Yemek hazırlarken yumurta,
balık, çiğ et ya da topraklı
gıdaları ellediyseniz, yeni bir işe
geçmeden önce mutlaka ellerinizi
sabunla yıkayın.
Her kullanım sonrası çatal,
bıçaklarınızı, tabak ve
tencerelerinizi yıkayın.
Mutfak zeminine ya da soğuması
için balkona, yere doğrudan herhangi
bir gıdayı ağzı açık olarak
koymayın.
Pişirdiğiniz yemekleri, 2-3
saaten fazla dış ortam sıcaklığında
bırakmayın. Buzdolabına koymadan
önce, sıcak yemeklerin çabuk
soğuması için küçük kaplara
bölebilir, tencere kapağını yarı
açık bırakabilir veya soğuk su ya da
buzlu su dolu geniş bir kabın içine
oturtabilirsiniz.
Malzeme satın alırken, raf
ömrüne ve son kullanma tarihine
dikkat edin; ancak unutmayın, raf
ömürleri genellikle ürünün ambalajı
açılmadan ve belirtilen
sıcaklıklarda saklanması koşulu ile
geçerlidir. Bu nedenle ambalajını
açtığınız ürünleri en kısa zamanda
tüketin.
Tenceredeki yemeğin tadına
baktığınız kaşığı, servis yapmak
için kullanmayın.
Yemeğe doğru hapşırmayın,
aksırmayın. Burnunuzu sildikten
sonra, elinizi sabunla yıkamadan
gıdayı ellemeyin.
Mayonezli, vb. soslu salataları,
mezeleri, servisten hemen önce
hazırlayın; bu tip yiyecekleri uzun
süre dış ortam ya da buzdolabında
saklamayın.
Kullandığınız kızartma yağını,
her 3-4 kullanımdan sonra
değiştirin; et, balık, ya da yumurta
sosuna batırdığınız şeyleri
kızarttığınız zaman ise her kullanım
sonrası değiştirin.
Yemek hazırlarken sigara
içmeyin.
Pişirilerek hazırlanan
yemeklerde, pişirme sıcaklığının ve
sürecinin mikrop öldürmeye yeterli
olmasına dikkat edin; az pişmiş ya
da çiğ yenilen et ve deniz
ürünlerinin başlangıçta içerdikleri
mikrobu pişirirken tam olarak
öldüremezseniz, bu mikropları siz
veya konuklarınız yiyecek unutmayın.
Mutfağa sinek, vb. haşere
girmesini önleyin: Ya kapı
pencerenizi hep kapalı tutun, ya da
pencerelerinize sineklik taktırın.
Paslanmış çatal, kaşık ve
bıçakları; kırık veya çatlak tabak
ve cam bardakları kesinlikle
kullanmayın.
Mutfak lavabonuzu sık sık
çamaşır suyu, vb. ile dezenfekte
edin. Musluk ve açma kapama
kollarını sık sık temizleyin.
Çöp kovanızın içini ve dışını en
az haftada bir kez temizleyin.
Mutfaktan uzun süre ayrılırken,
yanan bütün ocaklarınızın,
fırınınızın kapalı olduğundan emin
olun.
Yukarıdaki konularla ilgili
olarak çocuklarınızı eğitin.
Kaynak: mutfakrehberi.com.tr
Güzel yemek yapmanın püf
noktaları
Sağlıklı beslenme ilkelerini
gözetiyorsanız hazırladığımız 25
öneriye mutlaka göz atın.
"Ne yemek pişiricem?" bir
dert. Ev hanımı iseniz her gün ne
yemek pişireceğinizi düşünmekten
sıkılmış olabilirsiniz veya evde
farklı yaş gruplarından bireyler
varsa ve hepsinin özel istekleri
varsa işiniz zor.
Organize olmak iyi Mutfağınızda sağlıklı
yemek pişirme temel prensipse,
lezzet ve sağlığı aynı anda
yakalamakta güçlük çekiyor da
olabilirsiniz. Ayrıca bir de kilo
vermeye çalışıyorsanız mutfakta ne
pişireceğinizi organize etmek iyice
zorlaşmış demektir.
Besinleri doğru pişiriyor
musunuz? Mutfakta daha düşük yağ ve
kalori için sağlıklı beslenme genel
ilkelerini ve evdeki çocukları da
düşünerek 25 farklı öneri
hazırladık. Faydalı olması
dileğiyle...
1. Sebze yemeği yaparken, bir
kilo sebzeye iki yemek kaşığı
sıvıyağ koyun. Etli sebze
yemeklerinde ise dışardan yağ
ilavesi yapmanıza gerek yok.
2. Pişirirken yağda kızartma,
kavurma yerine haşlama, fırında
ızgara veya sulu ısıda pişirme
yöntemlerini kullanabilirsiniz.
3. Yemeklere lezzet vermek
için sadece yağa ve sosa
odaklanmayın. Sebze ve baharatlarla
farklı tatlar yaratın.
4. Sos ve çorbaları krema
yerine düşük yağlı sütle pişirin.
5. Evde tuzu ve yağı daha az
tüketmesi gereken birey varsa
herkese aynı tencerede yemek
pişirin. Daha sonra bir miktar
ayırıp tuz ve yağ ilave edin.
Kurabiyeye şeker yerine kuru
meyve 6. Kurabiye ve keklerde
şeker yerine kuru meyve veya az
miktarda pekmez deneyin.
7. Dondurulmuş patatesi
kızartmak yerine bir de fırınlayarak
deneyin.
8. Yemek pişirmeye zamanınız
yoksa sebzeyi haşlayıp salataya
karıştırın veya yoğurtla deneyin.
9. Kek ve ya kurabiyelerde
yağı azaltmak için yağsız süt tercih
edin.
10. Izgaranızı sadece et,
tavuk ve balık için değil, domates,
biber, kabak, mantar, soğan dahil
diğer tüm sebzeler için
deneyebilirsiniz.
Tavuğu haşladıktan sonra yağını
alın! 11. Tavaya yağ koymadan
pişirme yapmak istiyorsanız biraz su
damlatın ve kısık ateşte pişirme
yöntemi uygulayın.
12. Fırında yağsız pişirme
için yağlı kağıttan faydalanın.
13. Tavuğu haşladıktan sonra
suyunu, üzerindeki yağı alıp daha
sonra sebze veya çorbalarınıza
ekleyebilirsiniz.
14. Katı meyve veya sebze
sıkacağından çıkan posayı keklerin
içine koyarak posa tüketiminizi
artırabilirsiniz.
15. Bir yumurta ve iki yumurta
beyazını karıştırın. Tavaya yağ
yerine çok az su koyup sebzelerle
beraber pişirin.
Canınız börek mi istedi? 16. Çay saati canınız
börek isterse bir yufka içine üç
yemek kaşığı lor peyniri, biraz
maydanozla gözleme şeklinde dörde
katlayın. Bir tatlı kaşığı
zeytinyağla üç yemek kaşığı light
yoğurdu üzerine sürün ve teflon
tavada hafif ateşte iki yüzünü
pişirin.
17. Pirinç yerine bulgur
tercih edin. Glisemik indeksi düşük
olan bulgur, kan şekeri seviyenizi
dengeler, içerdiği lif ve proteinler
pirince göre daha yüksektir. İki
yemek kaşığı bulgur bir ince dilim
ekmeğe eşittir.
18. Hamurlu ve yağlı tatlılar
yerine meyveleri fırınlayın veya
kuru meyvelerle tatlı yapmayı
deneyin.
19. Meyve suyundan gelen
kaloriyi azaltmak için sulandırın
veya maden suyuyla karıştırın.
20. Domates ve soğanı
yemeklerde bol kullanın. Kalori
değeri düşük, su oranı yüksek olduğu
için doyurucudur ve antioksidant
kapasitesi yüksek.
21. Et veya tavuğun yanına
karbonhidrat içeren patates, pilav
yerine kalorisi çok düşük olan
mantarı seçin. Soğan, domates ve
taze sebzelerle sote edebilirsiniz.
22. Patatesi kızartmak yerine
fırında sütle pişirmek çocuklarınız
için çok daha iyi bir seçimdir.
23. Yulaf, kepek unu ve kuru
meyvelerle kendi müslinizi
hazırlayabilir, fındık, ceviz, badem
ekleyebilrisiniz.
24. Tarçın şeker ihtiyacını
azaltır meyve salatası, bitki
çayları ve sütünüzün içine eklemeyi
deneyin.
25. Evde mutlaka taze sebze ve
meyve bulundurun. Çocuğunuzun
atıştırma alışkanlığı varsa
salatalık, havuç ve minik
domateslere farklı şekiller verin.
Mutfakta pratik olmanın
incelikleri
Özellikle çalışan kadınlar için
mutfakta pratik olmak çok önemli.
Kimse iş çıkışı saatlerce mutfakta
zaman geçirmek istemiyor. Birçok
kadının deneme-yanılma yoluyla
bulduğu pratik yöntemleri derledik.
Siz de deneyin, işinize yarayanları
keşfedin ve rahat bir nefes alın.
Kadınlar için en önemli şey
mutfak pratikliğidir. Çünkü mutfakta
ayrıntı çok fazladır ve bir kadın
zamanın büyük bir çoğunluğunu
mutfakta geçirir. İşiniz kolaylaşsın
diye; birçok kadının deneme-yanma
yoluyla keşfettiği pratik yöntemleri
derledik. Gerçi kimi kadınlar,
pratik yöntemlerin hepsini
reddediyor; her şeyi zamanında, taze
taze alıp pişirmek ve tüketmek en
doğrusu diye. Kimine göre en büyük
pratiklik, eşlerin desteği ve
yardımı. Zamandan tasarruf etmek,
mutfakta vakit geçirmemek için
yemeğini kayınvalidesinde yiyenler
de var. İşi abartıp sebze ve
meyvelerin bulaşık makinesinin
durulama programında
yıkanabileceğini keşfeden kadınlara
ne demeli peki? Dört çocukla her işe
yetişen, çamaşır, bulaşık, bebek
bezlerini hep ellerinde yıkamak
zorunda olan, titiz babaları da aynı
anda idare eden annelere selam
gönderiyor ve pratik olmanın keyfini
çıkarın diyoruz.
Pazardan aldığınız
sebzelerin ömrünü uzatmak için;
yeşil sebzeleri yıkadıktan sonra
havlu kağıda sarıp buzdolabına
koyun.
Çorbaların üzerine her
defasında yeni yağ kızdırmamak için;
küçük bir kavanoza önceden kırmızı
toz biberli kızarttığınız yağı koyup
saklayın. Bulaşıktan da tasarruf
edin.
Kaşarın küflenmemesi için;
önce kağıt mutfak havlusuna sarın,
sonra poşete koyun.
Meyve yemeyi unutanlar
için; boş zamanlarınızda tek
kişilik meyve salataları hazırlayıp
hava almayan kaplarda saklayın.
Salata yapmaya üşenen
kadınlar için; maydanoz, taze
nane, kıvırcıkları salata
kurutucusunda kuruttuktan sonra
saklama kaplarında dolaba koyun. Her
akşam yıkamakla uğraşmayın.
Bakliyatlara vakit
ayıramıyorum diyenler için;
bakliyatların pişme süresi uzun.
Fasulye, nohut, yeşil mercimek vs.
haşladıktan sonra bir kullanımlık
olarak poşetlere bölüp buzluğa
koyun. Ancak tam pişirmemeniz
gerekiyor. İkinci pişirmede
dağılabilir.
Dolapta çürüyen maydanozlar
için; maydanoz, dereotu, nane
gibi çok çabuk bozulan yeşillikleri
hiç zayi etmeden kullanmanın yolu;
yıkadıktan sonra kesip buzlukta
saklamak. Kesmeden cam kavanoza
koyup alt katta da
saklayabilirsiniz.
Domates rendelemekten
bıkanlar için; domatesleri
topluca rendeledikten sonra buz
kalıplarında dondurun. Sonra hepsini
bir poşete koyarak saklayın.
Hazır et ve tavuksuları
kullanmak istemeyenler için;
haşladığınız tavuğun suyunu buz
kalıplarına koyup dondurun, pilav ve
çorbalarda kullanabilirsiniz.
Kıymanın ömrünü uzatmak
için; kıymayı soğanla kavurup
yemek harcı olarak saklama kabına ya
da poşetlere koyun. Elinizin altında
kavrulmuş kıyma olunca işleriniz
hızlanır, hem de kıyma uzun ömürlü
olur.
Sarımsak soymayı
sevmeyenler için; sarımsakları
topluca soyduktan sonra sirkeli suya
koyup dolapta saklayın ya da
sarımsakların üzerini geçecek kadar
zeytinyağı koyup, ağzını iyice
kapatıp saklayın.
Elinin altında hazır dolma
olmasını isteyenler için; yaprak
sarma, kuru patlıcan ve biber
dolması, mantı gibi yiyecekleri
hazırlayıp dondurucuya koyun, acil
zamanlarda kurtarıcınız olur.
Eti yumuşacık ve erkenden
pişirmek için; eti alır almaz
kuşbaşı şeklinde yağ koymadan bir
tencereye koyun, önce kızgın ateşte
1-2 dakika, sonra kısık ateşte
suyunu tamamen salıp çekene kadar
pişirin. Yumuşacık olduğunu
göreceksiniz. Birer yemeklik
poşetlere doldurup buzluğa kaldırın.
İstediğinizde çıkarıp kullanın.
Her sabah tost hazırlamaya
üşenenler için; önceden
hazırladığınız tostları pişirmeden
buzluğa atın, gerektiğinde hemen
tost makinesine sıralayın.
Yapılmaması gerekenler
Kuru soğanı önceden doğrayıp
buzlukta saklamayın. Tadı acılaşıyor
ve sulanıyor.
Çiğken dondurulan sebzeler besin
değerini kaybediyor. Pişirdikten
sonra iyice soğutun, hatta birkaç
saat buzdolabında soğuttuktan sonra
buzluğa atın.
Saklama kaplarının dondurmaya
uygun olmasına dikkat edin. Hava
almamalı. Buzluk poşetlerinin
havasını iyice alıp ağzını sıkı
bağlamak gerekiyor. Özellikle
etlerde soğuktan yanık izleri
olabiliyor. Sağlık için zararlı.
Plastik kapları kullanmak
istemiyorsanız, aldığınız sebze,
meyve vs. her şeyi yıkayıp doğrayıp
annelerinizin pirinç, bulgur vs.
saklamak için kullandığı beyaz bez
torbalara koyun. Sonra da naylon
poşetlere koyup öyle saklayın. Bir
hafta bozulmuyor.
Yazın hazırlanan kışlıklar
Kırmızı erikleri buzluk poşetine
koyarsanız kışın komposto
yapabilirsiniz.
Taze fasulyeyi ayıklayıp domates
ve soğanla kavurun. Soğuduktan sonra
buzluğa atın. Kışın ister etli,
ister zeytinyağlı fasulyeniz hazır.
Yaz sonunda patlıcanları
mangalda ya da fırında közleyip bir
yemeklik poşetlerde saklayın.
Patlıcanları karnıyarıklık kızartıp
da saklayabilirsiniz. Kırmızı
biberleri de aynı işlemden geçirip
salatası için birer kullanımlık
poşetlere koyun.
Bamyaları bol limon suyu ile
rengi sarıya dönene dek kısık ateşte
kavurup saklayabilirsiniz.
Yazın sonuna doğru rondodan
geçirilen domatesleri kaynatıp
sıcakken kavanozlara doldurun.
500 gr’lık poşetlere çilek,
vişne, böğürtlenleri koyun, kışın
pastalarda kullanın.
Yazın mısır haşladığınızda
tanelerini çıkarıp kışın salatalarda
ve çorbalarda kullanmak üzere
buzluğa koymayı unutmayın.
Pratik yemekler
Yaptığınız herhangi bir çorbayı
kaynar haldeyken kavanoza koyup
kapağını iyice kapatıp ters çevirin.
İyice soğuyunca buzdolabına
kaldırın. En az iki hafta dayanıyor.
Mercimek, soğan, patates ve
havucu haşlayıp blendırdan geçirin.
Saklama kaplarına veya buzdolabı
poşetlerine birer kullanımlık bölüp
dondurucuya kaldırın. Akşamları
gelince sıcak suyla karıştırarak,
baharatını, tereyağını, nanesini
ekleyin.
Hamsiyi mevsimi geçmeden unlayıp
kağıt tabaklara hamsi tava yapar
gibi sıralayıp dondurun. İşten
gelince tabaktan doğru tavaya,
ortasına iki kaşık sıvıyağ ile hamsi
tavanız hazır.
Kaynak: Zaman
İyi çay demlemenin püf noktaları
Her
çayın demleme süresi farklı olmakla
birlikte ülkemizde kullanılan
fermante siyah çaylar için ideal
süre 5 dakika.
İyi bir çay demlemek için üç şey
gerekli: Su, çay ve çay takımı...
Çay ne denli iyiyse, sert ve kireçli
suya karşı o denli hassas bir tepki
gösterir. Stephan Reimertz, 'Çayın
Kültür Tarihi' adlı kitabında
dördüncü unsur olarak havayı da
ekliyor. ( Karadenizli Özelikle
Giresun'un Kümbet beldesinde yaşayan
hemşehrilerim bu konuda çok şanslı )
Çay demliğinin metal olmaması ve
deterjanla yıkanmaması gerekir.
Demlik; toprak, porselen ya da cam
olabilir. Gümüş bir çaydanlık
kullanıyorsanız bunun içinin
porselen olmasına özen gösterin.
Çayı sıcak ve nemli ortamlardan
uzak tutun. Kavanozda saklayın ancak
uzun süre bekletmeden taze iken
tüketin.
Çayı asla bekletilmiş suyla
demlemeyin. Aksine mineraller
açısından zengin bir suyla çok güzel
çay demleyebilirsiniz. 10 saniye
gibi kısa bir zamanda kaynayan su
ile çayınızı demleyin.
Kaynayıp soğumuş suyu tekrar
kaynatarak çay demlemeyin.
Demliği önceden ısıtın, çünkü su
dökülürken demlik öyle ısı kaybeder
ki, çayı çay yapan reaksiyon
gerçekleşmez.
Uzmanlar 100 ml su için 2 gr çay
öneriyorlar.
Her çayın demleme süresi farklı
olmakla birlikte ülkemizde
kullanılan fermante siyah çaylar
için ideal süre 5 dakika.
Yayla, mercimek ve ezo gelin
çorbası tarifi
Yayla
Çorbası
6-8 kişilik 5 dakika
Tencerede orta ateşte 25 dakika
Tencere, Sos için çukur kap, Çırpma
teli, Tahta kaşık, Tava, Süzgeç,
Bıçak, Yoğurt (1 su bardağı), Un (3
çorba kaşığı), Yumurta (2 adet,
sarısı), Limon (yarım limon suyu),
Pirinç (1 çay bardağı), Kuru nane (1
tatlı kaşığı), Pul biber (1 tatlı
kaşığı), Tuz (1 tatlı kaşığı),
Tereyağı (2 çorba kaşığı), Su (6
bardak sıcak su.)
Püf Noktası Çorbayı üzerine kırmızı biber
serperek servis edebilirsiniz.
Yoğurtun süzme olması ideal kıvama
ulaşmanızı sağlayacaktır.
Adım Adım Pişirme 1- Bir tencereye 5 bardak sıcak
suyu dökün. 1 çay bardağı pirinci
içine atın. Pirinçler pişene kadar
5- 6 dakika haşlayın.
2- Ayrı bir tavada 3 çorba kaşığı
un, 1 su bardağı yoğurt, 2 adet
yumurta sarısını iyice çırpın ve
karıştırın. İçine 1 bardak soğuk su
dökün ve karıştırmaya devam edin. Bu
karışımı bir süzgeç yardımıyla
süzerek tencereye boşaltın. Orta
ateşte karıştırmayı sürdürün.
3- Bir tavada 2 çorba kaşığı
tereyağı eritin. Yağın içine 1 tatlı
kaşığı nane ve 1 tatlı kaşığı pul
biberi serperek 1-2 dakika
karıştırın.
4- Bu karışımı tencerenin içine
boşaltın. 1 tatlı kaşığı tuzu da
ekleyin ve bir taşım kaynatın.
Çorbanız hazır.
Mercimek Çorbası 8-10 kişilik 10 dakika
Tencerede orta ateşte 25 dakika
Kırmızı mercimek (2 su bardağı),
Soğan (1 adet), Havuç (1 adet),
Sıvıyağ (1 çay bardağı), Tereyağı (2
çorba kaşığı), Un (3 çorba kaşığı
un), Su (4 bardak sıcak su, 2 bardak
soğuk su), Tuz (1.5 tatlı kaşığı),
Karabiber (1-2 çay kaşığı), Kekik
(1-2 çay kaşığı), Kuru nane(1-2 çay
kaşığı), Pulbiber (1 tatlı kaşığı).
Püf Noktası Çorbanızın renginin güzel olması
için mercimeği iyi yıkamanız
gerekir. Mercimekler pişerken çırpma
teli ile karıştırırsanız mercimekler
güzel dağılır. Çorbayı servis
kasesine boşalttıktan sonra üzerine
eritilmiş tereyağı ve pulbiber
sosunu ilave edebilirsiniz.
Dilerseniz çorbanızın üzerine
kızartılmış ekmek de koyabilirsiniz.
Bunun için bayat ekmekleri küp
şeklinde doğrayın. Teflon tavaya az
zeytinyağı, isteğe göre kekik ve
nane koyun. Ekmekleri baharatlarla
tavada 1-2 dakika salladıktan sonra
çorbanızın üzerinde servis
yapabilirsiniz. İsteğe göre farklı
baharat çeşitleri de
ekelyebilirsiniz.
Adım Adım Pişirme 1- 1 adet soğanın kabuklarını
soyun ve çok ince bir biçimde
doğrayın. Bir tencereye 1 çay
bardağı sıvıyağı koyun.
Dilimlediğiniz soğanları tencerede
kavurun. Bu sırada 1 adet havucu
küçük küçük doğrayın ve soğanlarla
birlikte 2 dakika daha kavurun.
2 su bardağı kırmızı mercimeği
musluğun altında bir süzgeç
yardımıyla çok iyi bir şekilde
yıkayın.
2- Yıkadığınız mercimeği tencereye
koyun. Kavurduğunuz soğan ve
havuçlarla birlikte mercimeği 5-8
dakika arası kavurmaya devam edin. 4
bardak sıcak suyu mercimeklerin
üzerine dökün. Mercimekleri 20
dakika orta ateşte pişirin. Pişirme
sırasında sürekli karıştırmayı ihmal
etmeyin.
3- Haşladığınız mercimeği başka bir
kaba süzgeç yardımı ile yavaş yavaş
süzerek aktarın. Böylece posanın
süzgeçte kalmasını sağlarsınız.
Süzdüğünüz mercimeğin koyuluğuna
göre üzerine soğuk su ekleyerek
kıvamını ayarlayın. Süzme işlemi
yerine mikser kullanarak da posanın
yok olmasını sağlayabilirsiniz.
4- Miyanenin hazırlığı: Bu sırada
ayrı bir tencerede 2 çorba kaşığı
tereyağını eritin. Tencereye 3 çorba
kaşığı unu ilave edin. 2-3 dakika
unu kavurun. 2 bardak soğuk suyu
üzerine ilave edin. Suyu eklerken,
tüm malzemeyi çırpma teli ile
karıştırmaya devam edin.
5- Süzdüğünüz ya da mikserden
geçirdiğiniz mercimeği orta ateşteki
miyanenin üzerine sürekli çırpma
teli ya da kaşıkla karıştırarak
yavaş yavaş dökün. Dökme işleminden
sonra 1-2 dakika daha (bir taşım)
kaynatın.
Ezo
Gelin Çorbası 6-8 kişilik 10 dakika
Tencerede orta ateşte 20 dakika
Tencere (2 adet), Çırpma teli, Çorba
kepçesi, Tahta kaşık, Bıçak
Kırmızı mercimek (yarım su bardağı),
Pirinç (yarım çay bardağı), Bulgur
(3 çorba kaşığı), Salça (1 çorba
kaşığı), Soğan (ufak, 1 adet), Un (1
çorba kaşığı), Sarımsak (3 diş),
Kuru nane (1 tatlı kaşığı), Pul
biber (1 tatlı kaşığı), Tuz (1 tatlı
kaşığı), Karabiber (1 tatlı kaşığı),
Su (7 bardak sıcak su), Margarin
(1/3 paket), Sıvıyağ (2 çorba
kaşığı)
Püf Noktası Tercihe göre çorbanın üzerine
nane veya pul biber serperek servis
yapabilirsiniz. Dileğinize göre
salça olarak biber salçasıda
kullanabilirsiniz.
Adım Adım Pişirme 1- Tencereye 2 çorba kaşığı
sıvıyağ ya da 1/3 margarini koyun ve
eritin. 1 adet soğanı küçük küpler
halinde doğrayın. Soğanları
pembeleşinceye kadar yağda kavurun.
Soğanlar kavrulurken üzerine 2 diş
sarımsağı küçük küçük doğrayın ve
kavurmaya devam edin.
2- Yarım su bardağı mercimek, 3
çorba kaşığı bulgur ve yarım çay
bardağı çiğ pirinci ilave ettikten
sonra 2 dakika daha kavurun. Üzerine
5 bardak sıcak suyu dökün ve
kaynamaya bırakın.
3- Bu sırada ayrı bir tavaya 2 çorba
kaşığı sıvıyağı dökün. Üzerine 1
çorba kaşığı un dökün. Çırpma teli
ile kısık ateşte unu kavurun.
4- 1 tatlı kaşığı kuru nane, 1 tatlı
kaşığı pul biber ve 1 tatlı kaşığı
karabiberi üzerine serpin. 2 su
bardağı sıcak suyu tavaya dökün ve
iyice karıştırın.
5- 1-2 dakika kavurduktan sonra 1
çorba kaşığı salçayı ilave ederek
kavurma işlemine devam edin.
6- Tavadaki karışımı, tencereye
yavaş yavaş dökün. Çorbayı orta
ateşte 20 dakika kaynatın.
Rahat uyumanızı sağlayacak
yiyecekler
Uykusuzlara “uyutan” tarifler!
Hepimiz zaman zaman uykusuzluk
çekeriz. Aksi gibi ertesi gün
erkenden kalkmamız gerekiyordur,
uykumuz bir türlü gelmez, yatakta
döner dururuz. Size tavsiyemiz,
böyle gecelerde yatak odasından önce
mutfağa uğrayıp kolları sıvayın.
İşte mışıl mışıl uyumanıza yardımcı
olacak birbirinden lezzetli 10
tarif!
Uykusuzlara “uyutan” tarifler!
Papatya: Papatya çayının
özelliği, sakinleştirici etkiye
sahip olmasıdır. Eğer uyuyamamanızın
sebebi son zamanlarda yaşadığınız
kötü olaylar ve stresse, papatya
çayı sizin için birebir.
Papatya çayı tarifi: 4 tatlı kaşığı dolusu kurutulmuş
papatya çiçeği
4 bardak dolusu su
Suyu bir çaydanlıkta kaynatın. Su
kaynadıktan sonra çaydanlığın altını
kapatıp, papatya çaylarını sıcak
suyun içine atın. 8-10 dakika
demlenmesini bekledikten sonra,
papatya çayınız bardağınıza doldurup
keyifle içmeniz için hazır olacak.
Bal:
Şeker içeren bal enerji verip
hareketlenmenize sebep olsa da,
yatıştırıcı etkiye de sahiptir.
Sıcak içeceklerinizin içine
katacağınız bal ile uyku yavaş yavaş
vücudunuzu ele geçirecektir.
Ballı süt tarifi: 1 bardak süt
1 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı vanilya
Bir bardak sütü ocakta kaynatın.
Sıcak sütün içine 1 yemek kaşığı
balı ekleyip, eriyene kadar
karıştırın. Bir süre sonra vanilyayı
da ekleyip karıştırmaya devam edin.
Ballı sütünüzü birazcık soğuması
için bekletin. İşte uyku iksiriniz
hazır!
Yulaf:
Yulaf, bir hormon türü olan
melatonin içerir. Stresi azaltır,
yatıştırıcı etkisi vardır, ayrıca
karanlıkta uykunuzun gelmesini
sağlar.
Yulaflı kurabiye tarifi: 2 kâse ezilmiş yulaf
1/2 kâse ceviz
2 kâse un
1/2 tatlı kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
2 kâse kahverengi seker
1 kâse tereyağı
2 yumurta
1 tatlı kaşığı vanilya
Yulafı ve cevizi un halini alıncaya
kadar robotta çekin. Başka bir
kâsede unu, karbonatı ve kabartma
tozunu karıştırın. Diğer tarafta ise
ateşte yumuşattığınız yağı krem
haline gelinceye kadar şeker ve
yumurtayla çırpın, vanilya ekleyin.
Yağlı karışımı yulaflı karışıma
ekleyip iyice karıştırın. Daha sonra
unu da ilave edin. Yuvarlak ceviz
büyüklüğünde toplar yapı, üzerlerine
bastırıp yassılaştırın. Yağlanmamış
tepsiye dizip, 175 dereceye
ayarlanmış önceden ısıttığınız
fırında 12-15 dakika pişirin.
Keten
Tohumu: Keten tohumu omega 3
asitleri içerir ve stresinizi
azaltır. Ayrıca boşaltım sisteminize
de yardımcı olur.
Çok soğuk olmayan bir kâse yoğurdun
üzerine 1 yemek kaşığı keten
tohumunu serpip, iyice karıştırın.
Uyumadan önce yiyeceğiniz bu karışım
vücudunuz için çok yararlıyken,
uyumanıza da yardımcı olacaktır.
Elma:
Gece yatmadan önce yiyeceğiniz bir
elma, yatıştırıcı etkisiyle kolayca
uyumanızı sağlayacaktır. Sade olarak
da yiyebileceğiniz elmayı dilerseniz
daha kolay ve keyifli
yiyebileceğiniz şekilde
hazırlayabilirsiniz de.
Elma püresi tarifi: 2 adet elma
1 adet muz
2 tatlı kaşığı tarçın
Elmaları ve muzu robotta püre haline
getirin. Üzerine tarçını serptikten
sonra afiyetle yiyebilirsiniz.
Kavun:
Elma gibi yatıştırıcı etkiye sahip
kavun da kaygılarınızı azaltıp
stresinizi engelleyecek ve iyi bir
uyku uyumanız konusunda yardımcı
olacaktır.
Sütlü kavun tarifi: 1 adet kavun
4 bardak süt
1-2 sap taze nane
1/3 su bardağı toz şeker
Kavunu temizleyip, dilimlere ayırın.
Dilimleri büyük bir kâseye dökün,
mikserle karıştırın. Karıştırırken
bir yandan sütü ve şekeri ilave
edin. Buzdolabında biraz soğutup
üzerlerini nane yaprağıyla süsleyin.
Muz:
Seratonin ve melatonin içeren muz
gerçek bir uyku ilacıdır.
Kaslarınızı gevşetip rahatlamanızı
da sağlayan muzu yediğiniz akşamlar
deliksiz bir uykuyu
garantilemişsiniz demektir.
Ballı muz tarifi: 2 adet muz
2 tatlı kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı esmer şeker
5 adet ceviz içi
Tereyağını eritip şeker, ceviz ve
ezdiğiniz muzları içine koyun.
Muzların rengi değişene kadar
kızartın. Servis tabağına aldığınız
karışımın üzerine bal gezdirin.
Sıcak olarak yiyebileceğiniz bu
tarif sinirlerinizi yatıştıracak,
sizi gevşetecek ve rahat uyumanızı
sağlayacaktır.
Ilık
Süt: Beyninizi yatıştıran
süt, yatmadan önce ılık olarak
içildiğinde sizi güzel bir uyku için
hazırlar. İçine biraz da bal
eklediğinizde sağlığınız için de çok
yararlı olan bu içecekle sabaha
kadar deliksiz bir uyku
uyuyabilirsiniz. Badem:
Uyumadan önce yiyeceğiniz bir avuç
badem hem sağlığınızı korur hem de
rahat uyumanızı sağlar.
Hazırlayacağınız meyve salatasının
üzerine serpeceğiniz bademlerle uyku
öncesi muhteşem bir lezzet sizi
bekliyor.
Bademli meyve salatası tarifi: 1 adet muz
1 adet elma
1 adet armut
2 dilim kavun
10 adet badem
1 yemek kaşığı bal
Derin bir kâbın içine doğradığınız
meyvelerin üzerine balı gezdirin.
Tabağın üzerine mikserde küçük
parçalar haline getirdiğiniz
bademleri de eklediğinizde uyku
ilacınız hazır demektir!
Kepek
Ekmeği: Kepek ekmeği de
vücudunuzu uykuya hazırlamak için
birebir olan yiyeceklerden biridir.
Uyumadan önce üzerine biraz tereyağı
sürüp, bal akıttığınız ince ekmek
dilimlerini yedikten sonra deliksiz
bir uyku için hazırsınız demektir.